Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

YÖNETİMDE 32 ALTIN KURAL

1. Başarınızı en fazla etkileyebilecek kişileri seçin; onlarla doğrudan, kişisel olarak ve sürekli irtibat halinde bulunun


Her işte, kilit noktası olan kişiler vardır. Bizi engelleyebilecek ya da başarıya itebilecek tanıdık kişiler. Bunlar bizi bazen zirveye çıkarırken bazen mahvederler. Kilit noktasındaki biriyle ilişki kurduktan sonra bu ilişkiyi ihmal etmek de pahalıya malolabilecek bir hatadır. Önemli tanıdıklarınızla ilişkileriniz ne kadar sağlam görünürse görünsün, kalıcı olmalarını beklemeyin. Bu ilişkilerden sadece birkaçı sürekli olur. Kural olarak önemli tanıdıklarla doğrudan yani aracıya gerek kalmadan bizzat, kişisel yani mümkün ölçüde daha yakın ilişkin kurma, sürekli yani düzenli, hiç bitmeyen, sonu gelmeyen bir irtibat anlamına gelmektedir.


2. Şu andaki durumunuzun hatta bugün değişmeyeceğini sanmayın


İş hayatı bir prizmaya benzer, görüntü sürekli olarak değişir. İş hayatındaki çalkantılar insanı pasif olmaktan çıkarır. Hayatın içinde iki tür değişiklikten bahsedilir. Dairesel değişim; gelgit gibi bugün değişen yarın yine değişecektir. Doğrusal değişim; ileriye yönelik bir harekettir. Eskiden yeniye doğru ilerleme olarak tanınır. Bazen birinin, sizinle arasında olan bütün iletişimi kesmesi, bize onun niyetlerini apaçık gösterir. Değişimi daima biz oluşturmalıyız. Başkasının yaptığı değişikliğe tepki göstermek yerine kendiniz başlatın. Böylece neler olacağını bilecek ve doğru bir yön tespit ederek çevrenize bu özelliğinizle ün salacaksınız. İşler asla hep aynı değildir.


3. Mesleğiniz ne olursa olsun, kendinizi bir satıcı olarak görün


İş hayatına girdiyseniz artık siz bir satıcısınız. Hergün diğer insanlara kendi fikirlerinizi, başkalarının fikirlerini hepsinden önemlisi kendinizi satıyorsunuz. Burada sözü edilen satış şekli davranışlarla ilgilidir. Kafanızda doğru satış bilincini geliştirrebilir, ondan herzaman ve beceriyle yararlanırsanız, yaptığınız her işte başarı oranınızı artırabilirsiniz. İş hayatında satanlar alanlardan daima çok kazanır. Alıcılar kendilerini kaptan olarak görürler. Ama iyi bir satıcı aslında kendisinin kaptan olduğunu bilir. Satıcı daima ataktır, saldırgandır. Pasif ya da savunma rolünü oynamaz. Bu nedenle satıcı olun ya da en azından kendinizi öyle görün.


4. Yapıp söylediklerinizden gelecekteki sonuçlarını daima düşünün


Geçici başarının ötesinde birşeyler istiyorsanız, tutarlılık şarttır. Geçici başarıların ileride, yenilgilere veya karsız sonuçlara neden olmasının insana ne yararı olabilir. Bugün yapılanların gelecekteki sonuçlarını ölçebilmek hayli kolaydır. Bu size zor geliyorsa gelecekteki hedefleriniz pek açık-seçik değil demektir. Kıyaslama yapabileceğinizbir ölçü ya da örnek olmadan herşeyi ölçmek zordur. Hedefleriniz ne kadar belirgin olursa bugünkü karar ve davranışlarınız gelecekteki başarınıza katkıda bulunabileceğini ya da başarınızın azaltabileceğini görmeniz o kadar kolaylaşacaktır:


5. İş hayatında mevki herşey değildir


Mevki demek güç demektir. Mevkinizi etkileyen faktörlerden bazıları organizasyondaki seviyeniz sonra boyut, yaptığınız işler, şöhretiniz v.b... Kendinizi başkalarına ittirerek ve başkalarının sizi çekmesini sağlayarak terfi edebilirsiniz. Bunu da ancak sizin ilerlemenizi isteyenler varsa başarabilirsiniz. Üstlerinizin, ilerlemenizi istemesi için, onları çevreye iyi olarak tanıtın.


6. Başkalarından daha iyi yaptığınız işleri keşfedin ve yapın


Pek çok kişi iş hayatında yeteneklerini kullanamaz. En iyi yapabildikleri işlerde çalışmak yerine başka yönlere giderler. Çok başarılı kişilerin sırrı sınırllı zeka ve yeteneklerinien iyi şekilde kullanmayı bilmeleridir. En iyi olduğunuz konulardan uzaklaştığınız anda sizin için çok önemli olan rekabet avantajınızı kaybedersiniz. Zayıf yanlarınızı yenseniz bile bir amatör olarak kalabilirsiniz. Daha başarılı, daha zengin, daha mutlu ve güven içinde olabileceğiniz konularda uzmanlaşın. Başarılı işler, uzmanlık bilgileriyle, genel bilgilerin biraraya getirilmesini gerektirir. Sakın aklınızdan çıkarmayın hepimiz bir konuda uzmanız. İşin üzücü yanı, pekçok kişi (ve şirket) gerçek yeteneklerinin ne olduğunun farkında bile değildir.


7. Kimsenin yüzüne söylemeyeceğiniz şeyleri arkasından söylemeyin


İş hayatında pekçok kişi başkalarını da kendi seviyelerine indirmeye çalışıyorlar. İnsanların birbirleri, müşterileri vs. hakkında söylediklerine bakarak o şirkette ortak bir saygının olup olmadığını, insanların ne kadar meşgul olduğunu ve yönetim kontrolünün derecesine yansıtacaktır. Güçlü bir insanın ilgisini çekip takdirini kazanmanın basit yollarından biri de hem yüzüne karşı, hem de arkasından hakettiği saygı ve içtenlikle davranmaktır. Güçlü bir yönetici alay, iğneleme ve dedikodulara hedef olmaya mahkumdur. Dedikodu yapan kişi zayıf karakterli ve kendine güveni olmayan biri olduğunu gösterir. Başarılı iseniz arkanızdan mutlaka konuşulacaktır. Dedikodu iş hayatının en ucuz oyunudur.


8. Her felakette zaferin tohumlarını ve her zaferde felaketi arayın


İş hayatında değişikliği oluşturan yenilginin ta kendisidir. Amaçlarınızı, davranışlarınızı, neden bu iş kolunu seçtiğinizi düşünmeye başlarsınız. Yenilgi, ortada bir hata olduğunu gösterir. Orada bir hata varsa, şimdi değişiklik yapmanın tam zamanı. Büyük bir yenilgiden sağ çıkıp, geri dönüş yaptınızsa pek çok yönden daha güçlü olduğunuzu göreceksiniz. Madalyonun diğer tarafı ise; yenilgiden sonra nasıl ilerlemeler kaydediliyorsa aynı şekilde büyük bir zaferden sonra yenilgiye uğrama ihtimaliniz de artar. Felaketi başarıya dönbdürmek için yapılacak üç şey vardır:; her şeyden önce başarınızı kullanarak durumunuzu güçlendirmek, olumsuz düşünmek ve yeni bir hedefe doğru harekete başlamaktır.


9. Yalan söylemeyin. Doğruyu söylemiyorsanız, susun. Yalan söylemeye başladığınız anda yok olmaya mahkum olursunuz


Yalancıyı gerçeğe saygısı olmayan ve sık sık doğrudan uzaklaşan kişi olarak tanımlayabiliriz. Yalancıların çoğu başkalarına olduğu gibi kendilerine de yalan söylerler. Patolojik yalancılar, yalan söylemeyi huy haline getirmiş yalancılar, sadece baskı altında yalan söyleyenler, arada sırada yalana başvuranlar gibi çeşitli yalancı tiipleri vardır. İş hayatında kimsenin dürüst olmaması gerektiğini savunan bir durumda daima doğruyu söyleyen kişiyi tanımlayacak bir söze rastlanmaması doğru ve dürüst kişilerin ne kadar ender bulunduğunu kanıtlamıyor mu?


10. Kimseden sır tutmasını beklemeyin. Sır diye birşey yoktur


Kimsenin sır tutmadığını aklınızdan çıkarmayın. Bunu bildiğinize göre bu bilgiyi yararınıza kullanabilirsiniz. Bunu dört yolu vardır. Birincisi kendinize bir sırrın neden gerekli olduğunu sorun. Utandığınız bir gerçeği saklamak için mi? İşte bu yüzden sırrınız olmasın. İkincisi sırrınız varsa en aza indirin. Gerçek sırrı sadece kendinizde saklayın. Söylediğiniz her kişiyle sırrınızın yayılma ihtimali artar. Üçüncüsü sırların ustaca bir haberleşme yolu olarak kullanılmasıdır. Dördüncüsü ise sırları bilgi toplamak için kullanın. Bürodaki dedikoduları dinleyerek iyi bir ajan olabilirsiniz. Etkili bir ajan dedikoduya karşılık dedikodu, habere karşılık haber, gerçeğe karşılık gerçek vermesi gerektiğini bilir.


11. İnsanlar üzerinde bahse girin ama kaybetmeye hazırlıklı olun


İş hayatında üzerinde bahse girdiğiniz kişilerin çoğu kaybettirecektir. Ama bu bahse girmekten vazgeçmeniz için yeterli bir neden değildir. Bahse girmediğiniz takdirde zaten otomatikman yenik sayılırsınız. Ayakta kalabilmek için ya da başarıya ulaşmak için başkalarıyla birleşmeli ve onları yönlendirmelisiniz. İnsanlar üzerinde bahse girip kaderinizi onların eline teslim ederken karşı taraftan aldatılma ihanet, becerisizlik, tembellik vb. durumları bekleriz. Hayatta herşey kumardır ama en büyük kumar insanlar üzerine oynanandır.


12. Çözülmesi imkansız gibi görünen sorunlar günlük işlerinizi alt-üst etmez; onlar günlük işlerin ta kendisidir


Çözülmesi imkansız sorunların nedeni arz talep meselesidir. İş hayatının size sunduğu şeylerin pek azı iyi, fakat pek çoğu kötüdür. Başarılı bir iş adamının en belirgin özelliği, yenilgiyi bir filozof gibi kabullenmesidir. O çözülmesi imkansız gibi görünen sorunlarla mücadeleye devam eder, ama bu durum karşısında hastalanmaz. Bu sorunlarla mücadele etmenin dışında herhangi bir seçeneğiniz yoktur. Bununla birlikte onları asla çözemeyeceksiniz. Çözülmeyi imkansız sorunların nedeni rekabettir. Sorunların dinamiğinde bir denge vardır, sorunlar büyüdükçe gücünüz artar. İş hayatının düzeni düzensizliktir. Çözülmesi imkansız sorunlarınız yoksa, başaracak bir şeyiniz de yok demektir.


13. Mümkün olduğu kadar az hata yapın. Bir tek hatanın bile felaketiniz olabileceğini düşünün


Hatalar, ders almanın en kötü ve en pahalı yoludur. Hatalardan ders almayız. Hataların size neyin yapılacağını, zaferler ise ders almayı sağlar. Yenilginin bizzat kendisi, hayli masraflıdır. Şirket merkezindeki bütün güç, daha yararlı biçimde kullanılacağı yerde şubeye aktarılmıştır. Hatalardan kaçınmak için sadece biraz sabır gerekir. Tabii iş hayatının hiç affetmediğini de aklınızdan çıkarmayın. Özellikle bunun tam tersine inanan siz, iyimserler.


14. Kişisel çıkarın yaygın gücünü asla unutmayın


İş hayatının bütün iyi ya da kötü yanları, doğal insan özelliği olan kişisel çıkar kaygısından kaynaklanır. İnsanların çıkarları olmasa, ihanetler, iş ahlakına uymayan alış verişler, çalışanlar arasında çekişme, çelmeleme ve ayak kaydırma oyunları, hırs ve sabit fikir haline gelmesi, patron-çalışan rekabeti, kandırmacalr ve aldatmacalar da olmazdı. Ama kişiler çıkarlar olmaksızın , iş hayatının, üretken ödüllendirici, tatminkar, insanın boyutlarını genişleten ve hayat veren bir güç olmasada mümkün değildi. Daha güçlü, zeki, farklı ve istekleri kişisel iş hayatına çeken özellik de, önerdiği bu büyük ödüller olsa gerekir.


15. Herkesin amacı farklıdır. İş yaptığınız kişisel amacını öğrenin


Kişisel işlerden ne bekledikleri konusunda varsayımlarınız olabilir. Hemen hemen herkes para, takdir, başarının getirdiği gurur ve toplumsal yönden onay sağladığı için iş hayatında çalışmaktadır. Ama bu noktadan sonra hedefler değişmeye başlar. İş adamlarının çalışmalara neden olan şeylerin niteliğini, stilini, çeşidini ve tipini sıralamaya kalksak bu kitap bitmeyecektir. İnsanların istek ve hedeflerinin değişebilir oluşudur. Hedeflere ulaşıldıkça, ortaya yenileri çıkar. Egosuyla yola çıkan biri o ünvana kavuştuktan sonra, yeni zevkler edinip başka arzulara yönelebilir.


16. Hedeflerinizin ne olduğunu iyi bilin


Hedef saptama başarınızı etkileyebilecek en önemli yeteneklerden biridir.Sizi amacınıza ulaştıracak olan hedefleri saptamadan, iş hayatında biryere varamazsınız, stratejinizi bile tasarlayamazsınız. Hedefler değişen durumlara göre amaçlarda değişecektir. Amaç ve hedeflerinizi başkalarına açmak akıllıca bir tutumdur.


17. Sürpriz çok güçlü bir taktiktir. Onu dikkatli kullanın, felakete neden olabilir


İş hayatında kimse sürprizlerden hoşlanmaz. Çünkü sürpriz dert demektir. Birbiriyle rekabet halinde olan şirketler için sürpriz rekabeti sağlıklı, güçlü zinde tutar. O yüzden şirketler arası sürprizler iş hayatı için yararlıdır. Ama şirket içindeki sürpriz ender olarak olumlu ve yararlı sonuçları verir. Başarılı bir iş hayatında sürprizler güveni sarsar. İstemeyerek yapılan, kasıtlı olmayan, ya da yanlış hesap sonuıcu doğan sürprizler genellikle planlı sürprizlerden daha yıkıcıdır. Ve hiç kuşkusuz bir o kadar tehlikelidir. Sürprizlere maruz kalmamak için bütün iletişim kanallarını açık tutun. Sürprizlerin en kötüsü habersiz ve hazırlıksız olarak karşılaştığınız sürprizlerdir.


18. İntikam tatlıdır ama bu yetki size değil Allah'a aittir


Zaman ve enerjinizi başkalarının size yaptıklarını ödetmek için tüketiyorsanız, iş hayatında başarılı olamazsınız. İntikam size düşmanlarınızdan daha çok zarar verir. İntikam bedeli çok yüksektir. Aynı tarzda davranmakla sizi düşmanınızın seviyesine indirir. Ve bir sonuça varmadan bu iş böyle uzayıp gider İntikamı ortadan kaldırmak için; ona sırtınızı dönün, düşmanınızı kıskıvrak yakalayın, ateşkes imzalayın, düşmanınızla dost olun, stratejik konumunuzu güçlendirin, kendi kendine yenilmekte ısrar ediyorsa bırakın yapsın, ona düşman gibi davranmayın, ondan daha başarılı olun, düşmanınızın sizden nefret etme nedenini ortadan kaldırın.


19. Düşmanlar hayatın gerçeğidir. Ama birkaçı bile gereğinden fazladır


İş hayatında düşman, kin bağlamış bir arkadaş ya da bir rakiptir. Bu düşman kendi bşarısını nekadar çok isterse sizin başarısızlığınızı da o kadar ister. İş hayatında düşman edinmeden birşey başarmanın imkanı yoktur. Kendinizi düşman saldırılarına açmadan, tam kapasitenizle çalışamaz, hakettiğniz yere gelemezsiniz. Düşmalar tehlikelidir ve pahalıya malolurlar. Ama seçenekler de ortadadır: Ya onlarla başa çıkarak başarıya ulaşacaksınız ya da onları kızdırmayıp olduğunuz yerde sayacaksınız. İş hayatında düşman edinmenin dört yolu vardır. Dürüst olmayan davranışlar, diplomatik hatalar, gerçek ya da hayali tehditler ve prensiplerinize bağlı kalmak.


20. Mecbur oluncaya kadar karar vermeyin


İş hayatı karar vermekten ibarettir. Bu işi iyi yapabilmeniz, gelecekteki başarılarınızı da etkileyecektir. Verilen her karar bir çeşit fedakarlıktır: Size birşeylere malolmaktadır. Önümüze sürekli olarak yeni fırsatlar çıkar ama bu çıkışlar genellikle ani olur. Vaktinden önce karar verirseniz, önünüze çıkan fırsatları yakalama esnekliğini de kaybedersiniz. Tek çözüm daha önceden deneme mahiyetinde karar vermektir. En kötü karar kararsızlıktan iyidir.


21. Önsezilerinize kulak verin. Onlar da herkesin mantığı kadar doğrudur


Karar verememenin en büyük zorluğu elinizde yeterince veri bulunmamasıdır. Eldeki veriler ne kadar çoksa durum o kadar lehinizedir. Elde ne kadar çok veri olursa bu karar vermeden daha ziyade sonuca varmak olurdu. Kararlılık bazıları için doğal bir yetenektir, ama bazıları bunu zamanla öğrenir. İş hayatında her zaman kendi kararlarınızı verebilme durumunda olamayabilirsiniz. Verilecek karar sizin ile ilgili ise bunu siz yapmaya çalışın. Unutmayınız ki kendi vermeniz gereken kararları ihmal ediyorsanız bu işi sizin yerinize başka birisi yapacaktır. İş hayatında kazanabilmek için sadece % 51 haklı olmanız yetecektir.


22. Kazandığınızda da kaybettiğinizde de gülümseyerek yenilmez olarak ün salın


İş hayatında giriştiğiniz bütün mücadeleleri kazanamazsınız. Teorik olarak kazanabilmaniz için bazen kaybetmeniz gerekecektir. Başarılı olmanın yolu kazansanız da kaybetsenizde bir şampiyon gibi davranmaktır. Yenilmez olan kazandığında çevresine bunun beklenen birşey olduğu izlenimini verirken kaybeden kimse zaferi karşısında hayrete düşer, şaşırır. İş hayatında şampiyon olarak ün salmanınyolu şampiyon gibi davranmaktan geçer. Davranışlarıyla elde edeceği şöhret onu sonunda gerçekten kazanan biri haline getirecektir. Ama kaybeden kimse yeniik biri gibi davranmaya başlarsa herkes onu öyle görür ve öyle davranır. Böylece kaybeden bir olması da kolaylaşır.



Anasayfa | Özgeçmiş | Yayınlar | Ders Notları | Sınav Soruları | Sınav Sonuçları | Kitap Özetleri | Seminerler

Devamı

Geri